Sütün Tarihçesi
İnsanoğlu 5 bin yıldan beri süt içiyor. Bu konudaki ilk kayıtlar Dicle ve Fırat ırmakları arasında kurulmuş olan Sümer uygarlığının Ur kentinde bulunmuştur.19'uncu yüzyıl sonlarına dek sütün mayalanma işlemi konusunda bazı ilerlemeler kaydedildiyse de ancak 1860 yılında Fransız kimyager ve mikrobiyolog Louis Pasteur'ün bilimsel çalışmaları sayesinde sütün mayalanması ile ilgili sırlar açığa çıkmış oldu.Louis Pasteur ve Alman fizikçi Robert Koch, mikroskobun da yardımıyla, pek çok patojen bakterinin varlığını ortaya çıkardılar. Artık kolera ya da diğer bulaşıcı hastalıkların önlenmesi mümkün olabilecekti. Pasteur, aralıksız sürdürdüğü çalışmaları sonucunda, bira ya da şarabın birkaç dakikalık bir süre içinde 60°C' ye kadar ısıtılması sonucunda hastalık yapıcı bakterilerin öldüğünü ve ürünün niteliğinden bir şey kaybetmediğini gördü. Günümüzde başta süt ürünleri olmak üzere her türlü meyve suları, sebze konserveleri, şarap ve bira gibi içecek ve gıda maddelerine "pastörizasyon" adı verilen bu işlem uygulanabilmektedir. Pastörizasyon, süt yoluyla kolayca bulaşabilen difteri verem ve diğer hastalıkların önlenmesi için en sağlıklı yöntemlerden biridir.
  • Kemik erimesini önler.
  • Mikrobik enfeksiyonlara karşı etkilidir.
  • İshali tedavi eder
  • Mide rahatsızlıklarını giderir.
  • Sindirim sistemini düzene sokar.
  • Ülseri önler.
  • Beyne enerji verir.
  • Diş çürüklerini önler.
  • Kronik bronşiti önler.
  • Tansiyonu düşürür.
  • Yağsız süt, kolestrolü düşürür.
  • Kanserin önlenmesine yardımcı olur.
Sütün bileşimini etkileyen faktörlerin en önemlileri ise şunlardır:
  • Besleme
  • İklim
  • Hayvanın türü ve ırkı
  • Hastalıklar
  • Mevsimsel değişmeler
  • Laktasyon dönemi
  • Çevre faktörleri
İşlenmiş içme sütleri, fabrikalarda süzülme, yabancı maddelerden temizlenme, istenmeyen kokuların alınması (deoderizasyon), standardizasyon ve homojenizasyon işlemlerinden geçmektedir.Pastörize sütler, kaynama derecesinin altında belli bir sıcaklıkta, sütün doğal niteliklerinde değişiklikler oluşturmadan, hastalık yapan etmenlerinden tamamen, diğer etmenlerden de çoğunlukla arınmış bir içme sütü çeşididir. Soğukta muhafaza edilmek şartıyla dayanma süreleri iki gündür.Uzun ömürlü sütler, tüketici tarafından sterilize, kutu ve UHT olarak da tanımlanırlar. Özel bir teknolojik işlemle 135-150 derecede 2-4 saniye tutularak içlerinde sütün bozulmasına neden olan ve hastalık yapan etkenlerin tümü imha olmuş bir içme sütü çeşididir. Aseptik şartlarda doldurulan karton kutularda piyasaya arz edilir. Teknolojisi gereği soğuk zincire gerek kalmadan dört aya kadar dayanan bu sütler kesinlikle katkı maddesi içermez. İşlenmiş içme sütlerini tüketirken şunlara dikkat edilmelidir:
  • İşlenmiş içme sütleri evlerde kaynatılmamalıdır.
  • Pastörize sütler, tüketilene kadar mutlaka buzdolabında muhafaza edilmelidir.
  • Uzun ömürlü sütler ise açıldıktan sonra tüketilene kadar mutlaka buzdolabında muhafaza edilmelidir.
  • İşlenmiş içme sütleri, dayanıklılığını azaltmamak için, kaplara boşaltılıp muhafaza edilmemelidir.
  • İşlenmiş sütleri satın alırken, üretim ve son kullanma tarihlerine kesinlikle dikkat edilmelidir.
Süt hakkında bildiklerimiz bilmediklerimiz
Soru : Uzun ömürlü sütlerin dayanıklılığı, içlerine koyulan katkı maddelerinden mi kaynaklanmaktadır?
Cevap : HAYIR… Sütün dayanıklılığını artırmak amacıyla kesinlikle katkı maddesi ilave edilmez. Uygulanan özel teknolojik işlem, aseptik dolum ve ambalajlama ile süt uzun ömürlü hale gelir.
Soru : İşlenmiş sütlerin besin değeri daha mı azdır?
Cevap : HAYIR… Kontrollü bir ısı uygulandığında besin değeri kaybı yok denecek kadar azdır.
Soru : İşlenmiş içme sütlerini kaynatmak gerekir mi?
Cevap : HAYIR… Isı işlemi görerek tüketiciye ulaştığından ve kaynatma besin değerinde kayıplara neden olacağından yeniden kaynatmaya gerek yoktur.
Soru : Süt sadece bebekler, hastalar ve çocuklar için mi gereklidir?
Cevap : HAYIR…Süt, içerdiği besin maddelerinden dolayı her yaş grubunun tüketmesi zorunlu olan bir gıda maddesidir.
Soru : Günde sadece bir bardak süt tüketmek yeterli midir?
Cevap : HAYIR… Yeterli olması ve dengeli bir beslenme için günde en az;
  • Bebekler 750 ml
  • Çocuklar 300-350 ml
  • Gençler 350 ml
  • Yetişkinler-yaşlılar 250-400 ml
  • Hamile-emzikli kadınlar 500 ml
içme sütü tüketilmelidir.
Soru : Süt yerine aynı miktarda süt ürünü tüketilebilir mi?
Cevap : EVET…Süt yerine aynı miktarda yoğurt tüketilebildiği gibi, süte eşdeğer miktarlarda peynir çeşitleri, ayran, vb tüketilebilir. Örneğin iki kibrit kutusu kadar peynir bir bardak süte eşdeğerdir.
Soru : Besin değeri tam, en taze ve en ucuz süt sokak sütü müdür?
Cevap : HAYIR… Sokaktan alınan sütler evde kaynatıldığı için besin değerinde önemli kayıplar olmaktadır. Bu sütlerin yağı alınarak veya su katılarak besin değerlerinde azalma olmakta, kısa sürede bozulmaları önlenmek için içine karbonat gibi katkı maddeleri konulabilmektedir. ışlenmiş içme sütlerine oranla ucuz gibi görünen ancak kaynatma için harcanan enerjinin maliyeti de eklendiğinde aslında sokak sütü ucuz olmamaktadır.
Süt hakkında genel bilgiler
Yaşamsal amino asitleri içeren yüksek değerli süt proteini, yaşamsal yağ asitlerini içeren süt yağı, birçok mineral madde ve birçok vitamini ile süt, temel gıda maddesidir,Kalsiyum, fosfor ve riboflavin (B2) açısından çok önemli bir kaynak, protein, yağ ve karbonhidrat içeriği ile de enerji kaynağıdır, Menopoz öncesi dönemde içilen günde iki bardak süt, kadınlarda kemik erimesini önlemeye yardımcı olur, İçerdiği protein sayesinde diş minesinin etrafını sararak dişi, asitli gıdaların yol açtığı aşınmadan korur, Yapılan son araştırmalara göre günde üç bardak süt içilmesi, kan basıncının düşmesine, kolon kanserini önlemeye yardımcı olur. İçerdiği mineral, fosfor, protein ve vitaminlerle süt sağlıklı bir içecektir.

Süt içemiyorsanız bir bardak süt yerine;
Bir kase yoğurdu 1 adet bebekler ve çocuklar için hazırlanmış hazır küçük yoğurdu2 tane karper peynirini2 kibrit kutusu kadar peyniri özellikle kaşar peynirini1 tane dondurmayı (tabii ki paket açık olmayan güvenilir bir marka)1 porsiyon brokoliyi tercih edebilirsiniz.

Kuru ve nemsiz bir cildiniz varsa;
Kuru ve nemsiz bir cildiniz varsa yumurta sarısı ve sütle hazırlayacağınız maske, sizin için birebir. Çünkü yumurta sarısı cildinizi beslerken süt nemlendirecek, yumuşaklık verecek ve cildinizi sıkılaştıracak.Maskeyi haftada bir kez uygulamanız yeterli olacaktır. Hazırlanması da son derece kolay.Malzemeler:Bir adet yumurta sarısı ve iki kaşık sütHazırlanışı:Bir bardakta yumurta sarısı ile sütü iyice karıştırın. Bu karışımı yüzünüze yayın. Gerekirse üzerini ince bir bezle örterek 15 dakika kadar bekleyin.Ardından kağıt mendille silerek temizleyin.Daha sonra, sırasıyla, ılık ve soğuk suyla yüzünüzü yıkayın.
Süt İstatislikleri
  • Kişi başına yıllık içme sütü tüketimi Finlandiya'da 139 litre, İngiltere'de 100 litre, İtalya'da 63 litre iken Türkiye'de ise bu miktarın sadece 24 litre olduğu belirtildi.
  • 21 Mayıs Dünya Süt Günü
  • Süt işletmelerinin coğrafi dağılımları; Ege bölgesi (%38.8) ve Marmara bölgesi (%26.5)' nin tesis sayısı açısından ilk sıraları aldığı görülmektedir.
  • Süt üretimi Türkiye'nin toplam tarım üretimi içerisinde %8.5 paya sahiptir
  • Süt Gıda sanayi içinde % 16 üretim değerine sahiptir.
  • AB ülkelerinde kişi başına süt ve ürünleri tüketimi ortalama olarak süt cinsinden 331 litre/yıldır.Bu değer ülkemizde ise maalesef 171 litre/yıl gibi düşük miktardadır.
  • Türkiye sığır varlığı bakımından dünya 10. iken, inek başı ortalama süt verimi açısından 72. sırada yer almaktadır.
Yoğurt Tarihçesi
Yoğurdun ilk defa nasıl yapıldığına dair yeterli miktarda bilgi mevcut olmamakla birlikte Kaşgârlı Mahmut tarafından 10. yüzyılda yazılan Divan-ı Lügat-it Türk ve Balas Gumlu Yusuf Has Hacip tarafından yazılan Kutadgu Bilig adlı eserlerinde yoğurt sözcüğüne rastlanmaktadır. Yoğurdun Avrupa'da yayılışıyla ilgili ilk bilgiye Fransız tıp tarihinde rastlanmaktadır. 16. yüzyılda Fransa krallarından I. Fransuva ateşli ishal hastalığına yakalanmıştır. Hiçbir doktorun tedavi edemediği kralı Osmanlı İmparatorluğu'ndan gelen bir doktor yoğurt ile tedavi etmeyi başarmıştır. Bu hadise neticesinde yoğurt daha geniş bir coğrafyada tanınmış, yeni dünyada yoğurt üretimine başlanmıştır.Avrupa'da 1800'lü yıllarda tanınmaya başlayan milli yiyeceğimiz yoğurt, Amerika'da yaklaşık 70-80 yıl önce tanındı. 1900′lü yılların başında ise yoğurt ilaç olarak kabul edildi ve bir dönem eczanelerde pastörize olarak satıldı".Günümüzde birçok millet yoğurdun ilk kez kendileri tarafından üretildiğini ileri sürmekte, bu besini sahiplenmektedir. Başlangıçta yoğurdun hangi millet ya da kavim tarafından bulunduğuna dair somut bir bilgi olmamakla birlikte, yoğurt öz Türkçe bir kelime olduğu iddaa edilse de, "yog-urt" kelimesi Ermenice bir kelime olduğu tartışılmaz.
Yoğurt Hakkında Genel Bilgiler
Yoğurt, bileşimi yönünden süte fazla benzeyen bir süt ürünüdür. Diğer süt ürünlerinde sütün bileşimine katılan maddelerin miktarında, süte göre büyük bir değişiklik görülür. Halbuki yoğurttaki değişiklik pek fazla değildir.Yoğurt; zengin bir karbonhidrat(laktoz), protein, yağ, vitamin, kalsiyum ve fosfor kaynağıdır. Sindirimi kolaydır. Ayrıca laktoz intolerans kişilerin tüketime elverişli, antitümör ve antikolesterolemik özellikleri bulunmaktadır.Laktik asit bakterilerinin ürettiği antibiyotikler ve antimikrobiyal maddeler insanları patojen M.O'lara karşı korumaktadır. Bu nedenle yoğurt, her yaş grubundaki insanın günlük, beslenmesinde bol ve ucuz bir şekilde yararlanabileceği fermente bir süt ürünüdür.Yoğurdun önemli bir fonksiyonu da gıda azaltmakta görüyoruz. Bunun içinde kilo kazandırmayan, buna mukabil vücut zindeliğini muhafaza ettiren yiyecekler içinde rağbet görmektedir. Yapılan incelemeler, mükemmel ve kolay hazımlı bir yiyecek olan yoğurdun gıda azaltmada da iki önemli fonksiyonunu ortaya çıkartmıştır. Mesela iki kilo sütü kolaylıkla içen bir kimsenin birbiçuk kilo yoğurdu güçlükle yediği denemelerle sabit olmuştur.Yoğurdun gıda azaltmadaki ikinci fonksiyonunu bağırsak hareketlerine yaptığı tesirde görüyoruz. Bu husuta yapılan araştırmalar yoğurttaki süt asitinin bağırsak mukozasına tesir ederek bağırsağın peristaltik hareketi hafiflettiğini ve bununda bağırsaktaki ifrazat ve elektrolik zaiyatını dolayısı ile gıda sarfiyatını azalttığını ortaya koymuştur.
Yoğurt İstatislikleri
Türkiye'de yıllık kişi başına tüketilen yoğurt 24 kg.dır ve Dünya'da birinci sıradadır.Bugün birçok süt ürününü tanımayan çevreler olmasına rağmen yoğurdu veya onun sulandırılmış şekli olan ayranı bilmeyen bölge yok gibidir. Bu bakımdan yoğurt Türkiye'nin milli bir yiyeceği kabul edilir. Yoğurt; Almanya'da Joghurt, Fransa'da, İngiltere'de, Hollanda'da, Norveç'te, İsveç'te, Macarista'da yoghurt, Finlandiya'da yoghurtti, Rusya'da jugurt, Balkan ülkelerinde jogurt isimleriyle adlandırılıyor.Avrupa'da özellikle son 40-50 yıldır yoğurdun özel bir yiyecek-içecek olarak geliştiğine, hatta yoğurtluktan çıkıp meyveli yoğurt olarak yaygınlaştığını görüyoruz. Çikolatalı, vanilyalı, vişneli, çilekli, ahududulu yoğurtlar en çok tercih edilen meyveli yoğurt çeşitleri arasında.Meyveli yoğurt akımı her ne kadar son yıllarda ülkemizde de üretilmeye başlasa da, beslenme alışkanlığımıza uymadığı için çok fazla rağbet görmemiştir.
Yoğurt Çeşitleri
  • Silivri tipi: Kuru madde oranının yüksek oluşu ve kaymak tabakasının kalınlığı ile dikkat çeker.
  • Aromalı yoğurtlar: Yoğurdun ekşi tadını kapatmak veya yeni bir tat sunma açısından bazı aroma veya meyve karıştırılarak hazırlanan yoğurt çeşididir.
  • Kış yoğurdu: Genellikle bölgesel olarak evlerde yapılır.
  • Torba yoğurt: Yağsız süt ve ayrandan oluşur. Daha sonra bez torbalarda süzülür.
  • Kurut: Çok dayanıklıdır. Yapımında yağsız süt yada ayran kullanılır.
  • Kefir: İnek, koyun ve keçi sütlerinden elde edilir.
KURUT Orta Asya'da kurut özellikle Türklerin en önemli besin kaynaklarından birisi olmuştur. O zamanlar uzun yolculuğa çıkılacağı zaman bazen at sırtında, bazen çadırda, bazen yolda yemek üzere "kurut" hazırlanır, hazırlanan bu "kurut"la bazen ayran, bazen çorba, bazen de çeşitli yemekler yapılırdı. Oldukça uzun ömürlü olan "kurut"un yapımı oldukça zahmetlidir. 15-16 kg. Yoğurttan "1 kg kurut elde edilir. Yapımında yağsız süt veya ayran kullanılan "kurutun"un yoğurt veya ayranı torbalarda süzülür. Küçük topaklar halinde güneşte kurutulduktan sonra hazır hale getirilir. Kurut, halen bazı illerimizde kullanılmaktadır.
Bize Ulaşın
0212 272 00 01